ULU AĞAÇ ÇINAR
Çınar, çınargiller (Platanaceae) familyasından Platanus cinsini oluşturan uzun boylu kalın çaplı ağaç türlerinin adıdır. Anavatanı kuzey Amerika, Avrupa'nın doğusu ve Asya'dır. Çınarlar ormanlardan daha ziyade dere ve nehir yataklarında bulunsa da esasen süs bitkisi olarak yetiştirilir. Çınarlar su başlarında, büyük çayırlık ve mesire yerlerinde gölge ağacı olarak dikilmektedir. Yaprakları tozdan ve gazlardan fazla etkilenmediklerinden büyük şehirlerin caddelerinde, park ve bahçelerde fazla görünmektedir.
Genç yaşlarından itibaren genel olarak hızlı bir büyüme yaparlar. Uzun ömürlüdürler. Ulu ağaç hâlini alarak kalınlaşan gövdenin içerisi çürüdüğü hâlde, yaşamalarını sürdürürler. Kütük sürgünü verme özellikleri vardır. Yetiştirilmeleri tohum ve yarı odunsu çeliklerle olmaktadır. Çınar odunundan, alet sapları, fıçı, çıt kazığı yapımında ve mobilyacılıkta, ayrıca yakacak olarak yararlanılır. Ayrıca tanen içeren kabukları kabız yapıcı ve ateş düşürücü olarak içten, antiseptik olarak da dışarıdan kullanılır. Çiçekleri bir cinsli, erkek ve dişi çiçekler sık küre şeklinde toplanmışlardır. Tozlaşmaları rüzgâr aracılığıyla olur.
Birkaç türü vardır. Doğu çınarı (Platanus orientalis), doğu Akdeniz memleketlerinden, Himalaya’ya kadar olan bölgelerde yetişir. Türkiye’de bulunan tek türüdür. Boyu 30 metreye, gövde çevresi bazen 10 metreye ulaşır. Kalınlaşmış gövdesi, etrafa dal budak salmış, yapraklandığında koyu gölge meydana getirmiş hâliyle nesillerin altında oturduğu bir tarih olarak görülmektedir. Osmanlılar zamanında belli başlı şehirlerin meydanlarında, cami avlularında en çok rastlanan bir ağaçtır. Uzun ömrü ve ihtişamla görünüşü meşhurdur. Osmanlı medeniyetlerinin tabiata ait unsurlarından biridir. Edebiyatta ve diğer sanat kollarında da isim ve şekil olarak çok sık rastlanır. Batı çınarı (Platanus occidentalis) en uzun boylu türdür. Bazılarının boyu 50 metreyi aşar.
|